Basın Odası

Açıklamalar, bilgi notları ve BM gündemi

UDMİ'nin kamuoyuna yönelik resmî açıklamaları, konu bazlı bilgi notları ve Birleşmiş Milletler'in güncel gündemi tek sayfada: BM Web TV kayıtları ve BM Haber'den derlenen özetlerle birlikte.

Cenevre'deki Birleşmiş Milletler binasının bayraklarla çevrili girişi
Temsili görsel
EU Commission PIC863131124Portal katılımcı kodu
United Nations UNGM1244927Tedarikçi kaydı
EU Transparency Register3613324105254-75Şeffaflık Sicili kaydı
UN Global Compact215692Katılımcı kaydı
01

Resmî açıklamalar

UDMİ'nin millî günler, insani krizler, iklim eylemi ve çok taraflı diplomasi üzerine kamuoyuyla paylaştığı resmî açıklamalar. Konuya göre süzün, tam metni okumak için bir satıra tıklayın. Son güncelleme: 19 Ekim 2026.

{{ acCount }}

{{ bp }}

UDMİ Yönetim Kurulu · {{ r.date }}
02

Bilgi notları

Su altyapısı, halk sağlığı, afet yönetimi, atık, iklim, kuraklık, ormanlar, salgın güvenliği ve El Niño üzerine dokuz UDMİ bilgi notu. Her not; konuya genel bakış, UDMİ'nin yaklaşımı, öncelikli eylem alanları ve en güncel BM verilerini bir arada sunar. Son güncelleme: 19 Ekim 2026.

Bilgi notu · {{ bn.no }} · {{ bn.tag }}

{{ bn.t }}

{{ p.t }}

UDMİ Stratejik Analiz Masası · Ekim 2026

Gazze, Hürmüz Boğazı ve savunma sanayii bilgi notlarını PDF olarak indirebilirsiniz.

Dış Politika Analizleri →
03

BM Web TV

Birleşmiş Milletler'in resmî video yayın platformundan seçilmiş kayıtlar ve 24 saat canlı yayın. Bir kaydı seçip oynatın; ayrıntılar için BM Web TV'yi ziyaret edin.

{{ tv.d }}

Oynat düğmesine basana kadar video sağlayıcısına bağlantı kurulmaz. Video açılmazsa BM Web TV'de izleyin.

BM Web TV'de tüm yayınlar ↗
04

BM gündemi

Birleşmiş Milletler'in bu haftaki öne çıkan başlıkları; barış, insani kriz, iklim, sağlık ve kalkınma gündeminden seçilmiştir.

13 Ekim 2026

Haberler UDMİ tarafından kısaltılarak özetlenmiştir; ayrıntılar için kaynağa gidin. Bağlantılar BM Haber'in İngilizce sayfalarına açılır.

İklim8 Ekim 2026

COP31 öncesi BM: “Aşım, teslim olmak için bir gerekçe değil”

BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed, Pasifik'teki COP öncesi toplantılarda 1,5 °C hedefinin aşılma riskine karşın vazgeçilmemesini; aşımın mümkün olduğunca kısa ve küçük tutulmasını istedi. Elektriğe erişimi olmayan 655 milyon kişi için temiz enerjinin hem kalkınma hem enerji güvenliği demek olduğunu vurguladı. COP31, 9–20 Kasım 2026'da Antalya'da toplanacak.

BM Haber'de oku ↗
Afet riski13 Ekim 2026

Afetler her yıl 228 milyar dolarlık konut kaybına yol açıyor

Uluslararası Afet Riskinin Azaltılması Günü'nde Genel Sekreter Guterres, her yıl milyonlarca evin hasar gördüğünü veya yıkıldığını hatırlattı. UNDRR'ye göre konut hasarı, doğrudan afet maliyetinin yüzde 43'ünü oluşturuyor; hane planı ve özgüveni olanların yüzde 83'ü erken uyarıya göre harekete geçebiliyor.

BM Haber'de oku ↗
İnsani yardım12 Ekim 2026

Sudan'da kuraklık ve savaş, Darfur ile Kordofan'ı kıtlığa yaklaştırıyor

BM destekli küresel açlık izleme sistemi IPC, şiddetli bir El Niño kuraklığının Sudan'ın yarısından fazlasını etkilediğini bildirdi. Doğu Cebel Marra'daki iki yerinden edilmiş kampında çocuklarda akut yetersiz beslenme yüzde 38 ve 30,8 ile kıtlık eşiğinin üzerinde; yardım finansman eksikliği ve erişim kısıtları nedeniyle yetişemiyor.

BM Haber'de oku ↗
Kalkınma12 Ekim 2026

Çok boyutlu yoksulluk 15 yıl sonra ilk kez arttı

UNDP ve Oxford Üniversitesi'nin 2026 endeksine göre çok boyutlu yoksulluk içinde yaşayan kişi sayısı 1,2 milyara çıktı; artış bir önceki güncellemeye göre 51,5 milyon kişi. Yoksulların 617 milyonu çocuk, yüzde 83'ü kırsalda yaşıyor ve yoksunlukların büyük kısmı Sahra Altı Afrika ile Güney Asya'da yoğunlaşıyor.

BM Haber'de oku ↗
Sağlık12 Ekim 2026

Genel Kurul pandemi bildirgesini oy çokluğuyla kabul etti

Salgın önleme, hazırlık ve müdahaleye ilişkin siyasi bildirge, 25 Eylül'deki toplantıda oy birliği sağlanamayınca Genel Kurul'a taşındı; 153 lehte, 3 aleyhte ve 2 çekimser oyla kabul edildi. Bağlayıcı olmayan metin bilim, hakkaniyet ve insan haklarına dayalı iş birliği çağrısı yapıyor; DSÖ, Pandemi Anlaşması'nın önünü açacak patojen erişim ve fayda paylaşımı ekinin tamamlanmasını istiyor.

BM Haber'de oku ↗
İklim6 Ekim 2026

“Süper” El Niño: kuraklıktan sele uzanan etkiler

Pasifik'te Niño 3.4 endeksi Eylül'de 1997 ve 2015 olaylarının düzeyini aştı. UNICEF analizine göre yaklaşık 100 ülke ve bölgede 347 milyondan fazla çocuğun Ekim–Aralık döneminde olağandışı kurak veya yağışlı koşullara maruz kalması bekleniyor. Papua Yeni Gine'de su kaynakları kuruyor, mahsuller zarar görüyor ve gıda fiyatları yükseliyor.

BM Haber'de oku ↗
BM reformu7 Ekim 2026

BM reformu: Güvenlik Konseyi'nde Afrika temsili tartışması

Genel Kurul'un yıllık genel görüşmesinde birçok hükümet, BM'nin ancak 21. yüzyılın gerçeklerini yansıtırsa güvenilir kalabileceğini savundu. Guterres daimi Afrika üyeleri olmayan bir Güvenlik Konseyi'ni haksız ve savunulamaz olarak niteledi; Genel Kurul Başkanı Khalilur Rahman da Afrika'nın yerini alması için süresiz bekletilemeyeceğini söyledi.

BM Haber'de oku ↗
Mülteciler12 Ekim 2026

UNHCR: finansman kesintileri mülteci korumasını zorluyor

Dünyada 117 milyon kişi zorla yerinden edilmiş durumda; UNHCR bu yıl ihtiyaç duyduğu 8,5 milyar doların yalnızca 3 milyarını alabildi. Yüksek Komiser Barham Salih, Cenevre'deki İcra Komitesi toplantısında “daha azıyla daha fazlasını yapmak” ile “imkânsızı istemek” arasında fark olduğunu belirtti; 2024'ten bu yana 8.000 çalışan ayrıldı.

BM Haber'de oku ↗
Sağlık7 Ekim 2026

Ebola: Kenya ilk ölümü bildirdi, temas takibi sürüyor

Doğu DR Kongo'daki salgınla bağlantılı olarak Kenya ilk Ebola ölümünü bildirdi; hükümet ve DSÖ, hastayla temas edenleri belirleyip karantinaya almak için çalışıyor ve şimdiye dek başka vaka saptanmadı.

BM Haber'de oku ↗
Toplantı ve uluslararası gün takvimi için:Diplomatik Ajanda →BM Haber'de tüm haberler ↗
05

Diplomatik Ajanda

Birleşmiş Milletler, G20 ve İslam İşbirliği Teşkilatı toplantıları ile uluslararası günler tek takvimde. Her satırda resmî kaynak bağlantısı ve son kontrol tarihi bulunur.

Son kontrol: 16 Ekim 2026

Tarihler değişebilir. Resmî bir kaynakta tarihi doğrulanamayan toplantılar listelenmez; uluslararası günler BM'nin gün ve hafta listesinden seçilmiştir. Geçen etkinlikler soluk gösterilir, geçmiş aylar listeden kalkar.

{{ mo.t }} {{ mo.n }} etkinlik

{{ ev.range }} {{ ev.t }}{{ ev.k }} {{ ev.st }}Resmî kaynak ↗

Bu süzgeç için listelenen bir tarih bulunmuyor.

06

Basında UDMİ

UDMİ'yi anan haberler; başlık, yayın organı, tarih ve bağlantıyla listelenir.

ListeŞu an listelenen doğrulanmış bir haber bağlantısı yok.

Haber metni, fotoğraf ve logoları kopyalanmaz; yalnızca başlık, yayın organı, tarih ve bağlantı verilir. Listeye yalnızca açılıp doğrulanmış haberler girer. Son kontrol: 16 Ekim 2026.

UDMİ'yi anan bir haber mi gördünüz?

Bağlantıyı bize gönderin; inceleyip doğruladıktan sonra listeye ekleriz.

Haberi bildirin →
08

Kaynaklar ve kullanım

Bu sayfadaki içeriklerin kaynağı, telif durumu ve gizlilik koşulları.

BM ile ilişkimiz

UDMİ bağımsız bir sivil toplum kuruluşudur; BM'nin bir organı, kuruluşu ya da resmî temsilcisi değildir. BM adı ve yayınları yalnızca kaynak göstermek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla anılır. Bu sayfadaki özetler BM'nin görüşünü değil, UDMİ'nin derlemesini yansıtır.

Kaynak ve telif

BM Haber ve BM Web TV içerikleri Birleşmiş Milletler'e aittir. Haberleri kendi cümlelerimizle özetliyor ve kaynağına bağlantı veriyoruz; videoları BM Web TV'nin resmî oynatıcısıyla gösteriyoruz. BM amblemi ve görsel arşivi kullanılmamıştır. Yeniden yayın koşulları için BM'nin telif sayfasına bakın.

BM telif bilgisi

Gizlilik

Oynat düğmesine basana kadar video sağlayıcısına (BM Web TV'nin kullandığı Kaltura altyapısı) bağlantı kurulmaz. Videoyu oynattığınızda sağlayıcının kendi gizlilik ve çerez koşulları geçerli olur; oynatıcı, sitemizin içeriğine erişemeyen yalıtılmış bir çerçevede çalışır.

BM gizlilik bildirimi

Düzeltme ve basın iletişimi

Bir bilginin düzeltilmesini, yeni bir açıklama yayımlanmasını veya basın taleplerinizi bize iletebilirsiniz. Röportaj ve bilgi talepleri için de aynı adres geçerlidir.

Bize yazın
09

Sıkça sorulan sorular

Basın Odası, BM Web TV ve kaynaklar hakkında kısa yanıtlar.

Basın Odası nedir?

UDMİ'nin kamuoyuna yönelik açıklamalarını, konu bazlı bilgi notlarını ve Birleşmiş Milletler'in güncel gündemini tek sayfada toplayan bölümdür. Açıklamalar ve bilgi notları UDMİ'nin kendi metinleridir; BM gündemi ise kaynağı belirtilerek özetlenir.

BM Web TV videoları nasıl izlenir?

Oynat düğmesine basmanız yeterlidir; video, BM Web TV'nin resmî oynatıcısıyla bu sayfada açılır. Listeden başka bir kayıt seçerek yayını değiştirebilirsiniz. Oynatıcı açılmazsa videonun altındaki bağlantıdan BM Web TV'ye geçebilirsiniz.

Bu sayfadaki rakamlar nereden geliyor?

Güncel veri içeren metinlerde rakamlar BM kuruluşlarının (BM Haber, WMO, UNICEF, UNHCR, FAO, UNDRR, UNDP), BM İstatistik Bölümü'nün ve ilgili örgütlerin yayımladığı verilerden alınır; kaynaklar her metnin sonunda bağlantılarıyla listelenir. UDMİ'nin kendi faaliyetlerine ilişkin rakamlar kurumun beyanıdır.

Bilgiler ne kadar güncel?

BM gündemi bölümü 13 Ekim 2026 itibarıyla derlenmiştir; her başlığın tarihi ve kaynağı belirtilir. En son gelişmeler için BM Haber ve BM Web TV bağlantılarını kullanabilirsiniz.

UDMİ, Birleşmiş Milletler'in bir parçası mı?

Hayır. UDMİ bağımsız bir sivil toplum kuruluşudur; BM'nin bir organı, kuruluşu ya da resmî temsilcisi değildir. BM adı ve yayınları yalnızca kaynak göstermek ve kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla anılır; bu sayfadaki özetler BM'nin görüşünü değil, UDMİ'nin derlemesini yansıtır.

Bu içerikleri alıntılayabilir miyim?

UDMİ açıklamaları ve bilgi notları, kaynak olarak UDMİ Basın Odası ve sayfa adresi gösterilerek alıntılanabilir. BM haberleri ve videoları için lütfen BM'nin kendi kullanım koşullarına bakın ve doğrudan BM kaynağına atıf yapın.

Diplomatik Ajanda'daki tarihler ne kadar güvenilir?

Her satırda resmî kaynak bağlantısı ve son kontrol tarihi bulunur. Tarihler değişebilir; resmî bir kaynakta tarihi doğrulanamayan toplantılar listelenmez. Geçmiş tarihler soluk gösterilir.

Basında UDMİ bölümüne haber nasıl eklenir?

UDMİ'yi anan bir haber görürseniz bağlantıyı bize iletebilirsiniz. Bağlantı açılıp doğrulandıktan sonra başlık, yayın organı, tarih ve bağlantı olarak eklenir; haber metni ve fotoğrafı kopyalanmaz.

Düzeltme veya basın talebi için kime ulaşabilirim?

Düzeltme, röportaj ve bilgi talepleriniz için info@udmi.com.tr adresine yazabilirsiniz.

10

Basın ve medya talepleri için bize ulaşın

Röportaj, açıklama ve bilgi talepleriniz için yazın; kurumsal ortaklık ve bağış kanallarımız da açıktır.

11

Tam metinler

9 Eylül İzmir'in Kurtuluşu'nun 104. yıl dönümü

Millî günler ve spor diplomasisi · 9 Eylül 2026

Bağımsızlık iradesi, kalıcı barışın temelini oluşturmuştur.

9 Eylül 1922, Türk ulusunun bağımsızlık ve egemenlik iradesinin kesin bir zaferle tescillendiği; bir milletin varoluş mücadelesinin başarıyla taçlandığı gündür.

Halkların kendi kaderini tayin hakkı ve devletlerin toprak bütünlüğüne saygı, Birleşmiş Milletler Şartı'nın temel ilkeleri arasındadır: Şart'ın 1. maddesinin 2. fıkrası ilkini, 2. maddesinin 4. fıkrası ikincisini güvence altına alır. İstiklal Mücadelemiz bu ilkelerin tarihteki en somut yansımalarından biridir; İzmir'in kurtuluşu da yalnızca işgalin sona erdiği gün değil, bölgede kalıcı barışın zeminini hazırlayan stratejik bir dönüm noktasıdır.

Bu tarihî günde, tam bağımsızlık vizyonuyla hareket eden Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere, egemenlik uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.

“Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesini diplomasisinin merkezine yerleştiren Türkiye, uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya kararlılıkla devam edecektir. 9 Eylül İzmir'in Kurtuluşu kutlu olsun.

Kuzey Makedonya'nın bağımsızlığının 35. yılı kutlu olsun

Millî günler ve spor diplomasisi · 8 Eylül 2026

Dostluğumuz ve müttefikliğimiz ebedî olsun.

Dost ve müttefikimiz Kuzey Makedonya'nın, 8 Eylül 1991 referandumuyla yolunu açtığı bağımsızlığının 35. yıl dönümünü gönülden tebrik ederiz.

Ortak tarihimizin ve kültürümüzün izlerini taşıyan Üsküp'te dalgalanan bayraklarımız, halklarımız arasındaki kopmaz bağların en güzel ifadesidir.

Kuzey Makedonya, 27 Mart 2020'de NATO'nun 30. üyesi olmuştur. NATO müttefiki olarak Balkanlar'da barış ve istikrar için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.

Tüm Kuzey Makedonya halkının bu özel gününü en içten duygularımızla kutluyoruz. Dostluğumuz ve müttefikliğimiz ebedî olsun!

Filenin Sultanları'nın Avrupa şampiyonluğu, Türkiye'nin spor diplomasisine değer katmıştır

Millî günler ve spor diplomasisi · 6 Eylül 2026

A Milli Kadın Voleybol Takımımızı yürekten tebrik ediyoruz.

Avrupa'nın zirvesinde şanlı bayrağımızı bir kez daha dalgalandıran A Milli Kadın Voleybol Takımımızın, 2026 CEV Kadınlar Avrupa Voleybol Şampiyonası'ndaki tarihî zaferini büyük bir gurur ve iftiharla kutluyoruz.

İstanbul'da oynanan finalde İtalya'yı 3-2 yenen “Filenin Sultanları”, şampiyonluk unvanını korumuş ve 2028 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'na katılma hakkı kazanmıştır. Maçı salonda 17.299 kişi izlemiş, Avrupa Voleybol Konfederasyonu (CEV) haberinin başlığında bu kalabalığı “rekor” olarak nitelemiştir.

Spor, ülkelerin uluslararası alandaki en önemli “yumuşak güç” (soft power) unsurlarından biri ve kamu diplomasisinin en etkili araçlarındandır. Milli takımımız; sahada sergilediği üstün mücadele, sarsılmaz takım ruhu ve azimle Türk kadınının gücünü, disiplinini ve kararlılığını uluslararası kamuoyuna bir kez daha göstermiştir.

Bu şampiyonluk yalnızca sportif bir başarı değildir; Türkiye'nin uluslararası arenadaki itibarına ve kurumsal imajına yapılmış değerli bir diplomatik katkıdır ve gelecek nesillere ilham vermektedir.

UDMİ olarak bu başarıda emeği geçen tüm sporcularımızı, teknik heyetimizi ve yöneticilerimizi yürekten tebrik ediyor, uluslararası arenadaki başarılarının ve ülkemizi temsil güçlerinin artarak sürmesini diliyoruz.

Kaynaklar

Gazze'de her dört haneden biri kadınlar tarafından yönetiliyor: ateşkesin tam uygulanması çağrısı

Barış, insani kriz ve iklim

Kadınların ve kız çocuklarının hakları ve güvenliği, barış sürecinin merkezinde olmalıdır.

Küresel kamuoyunun ve uluslararası karar alıcı mekanizmaların dikkatine: Gazze'de yaşanan yıkıcı can kayıpları ve demografik tahribatın ardından bölgenin toplumsal yapısı köklü biçimde değişmektedir.

BM Kadın Birimi'nin (UN Women) son veri notuna göre Gazze'de yaklaşık 86.290 hane doğrudan kadınlar tarafından yönetilmektedir. Bu, hanelerin yaklaşık dörtte biri demektir ve Ekim 2023 öncesindeki düzeyin (her dokuz haneden biri) iki katıdır. Kadınlar yetersiz barınma, gıda güvensizliği, finansal çöküş ve sürekli yerinden edilme koşullarında ailelerinin bakım ve korunma sorumluluğunu tek başlarına üstlenmektedir.

Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen sivillere, özellikle kadın ve kız çocuklarına yönelik yaşam hakkı ihlalleri sürmektedir. Aynı veri notu, ateşkesten 28 Temmuz 2026'ya kadar geçen sürede, haftada ortalama altı kişi olmak üzere 246 kadın ve kız çocuğunun (137 kadın, 109 kız çocuğu) hayatını kaybettiğini kaydetmektedir. Kâğıt üzerinde kalan mutabakatlar, sahadaki insani felaketi durdurmakta yetersiz kalmaktadır.

UDMİ olarak talep ediyoruz

  1. İlan edilen ateşkesin eksiksiz, koşulsuz ve acilen uygulanmasını,
  2. Uluslararası insancıl hukukun bağlayıcı hükümlerine kayıtsız şartsız uyulmasını,
  3. Bölgeye kesintisiz ve geniş ölçekli insani yardım erişiminin derhal sağlanmasını.

Bölgesel krizlere yönelik insani müdahale, iyileşme, barış inşası ve yeniden yapılanma stratejilerinin merkezinde kadınların ve kız çocuklarının hakları ile güvenlikleri yer almalıdır. Sürdürülebilir barış, krizin en ağır bedelini ödeyen kesimlerin korunmasıyla inşa edilebilir.

Kaynaklar

Uluslararası Okuryazarlık Günü'nün 60. yılı: okuryazarlık, katılımın gücüdür

Eğitim ve Afrika'da kalkınma · 8 Eylül 2026

Eğitim diplomasisi, küresel eşitsizliklerle mücadelenin stratejik aracıdır.

UNESCO, 8 Eylül'ü 26 Ekim 1966'da Uluslararası Okuryazarlık Günü ilan etmiş; gün ilk kez 1967'de kutlanmıştır. 2026'da bu kararın 60. yılı anılmakta ve gün “İnsan, gezegen ve refah için okuryazarlık” temasıyla kutlanmaktadır.

UDMİ olarak bu yıl dönümünde “Okuryazarlık Sadece Okuma Yeteneği Değildir. Katılım Gücü'dür.” ilkesini küresel vizyonumuzun merkezine yerleştiriyoruz. Okuryazarlığı salt bir temel eğitim becerisi olarak değil; toplumsal istikrarın, adil ekonomik kalkınmanın, iyi yönetişimin ve kalıcı barışın en önemli yapı taşı olarak değerlendiriyoruz. Eğitim diplomasisi, günümüzde küresel eşitsizliklerle mücadelenin ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmenin en stratejik araçlarından biridir.

Okuryazarlık, bireyin toplumsal, ekonomik ve siyasal yaşama tam ve anlamlı biçimde katılmasını sağlayan asıl güçtür. Eğitimle donanmış bireyler; evrensel haklarının bilincinde olan, demokratik süreçlere etkin katılan ve küresel krizlere karşı daha dirençli toplumların temelini oluşturur. Siyasi istikrar ve uluslararası güvenlik, cehaletin ve bilgiye erişimsizliğin ortadan kalktığı coğrafyalarda kök salar.

Rakamlarla tablo

  • UNESCO tahminlerine göre (2024 verileri) dünyada yaklaşık 739 milyon genç ve yetişkin temel okuryazarlık becerisinden yoksundur; çocukların yüzde 40'ı asgari okuma yeterliliğine ulaşamamaktadır.
  • UNESCO'nun 2026 Küresel Eğitim İzleme (GEM) verilerine göre okul dışındaki çocuk ve genç sayısı art arda yedinci yıl artmış ve 273 milyona ulaşmıştır.

UDMİ, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin 4. Hedefi (Nitelikli Eğitim) doğrultusunda, bilgiye erişimin önündeki yapısal engellerin kaldırılması ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için devletler ve uluslararası paydaşlarla eşgüdüm içinde çalışmaktadır. Dijitalleşen ve dezenformasyonun arttığı dünyada eleştirel ve yeni nesil okuryazarlık becerilerinin tabana yayılması, diplomasi gündemimizin öncelikli maddelerindendir.

Eğitimli, bilinçli ve katılımcı bir toplumun daha adil, müreffeh ve barışçıl bir küresel sistemin en güçlü güvencesi olduğuna dair inancımızı uluslararası kamuoyuyla paylaşıyor, küresel eğitim seferberliğine desteğimizi yineliyoruz.

Kaynaklar

Yükselen denizler, küresel bir güvenlik meselesidir: iklim eylemi ertelenemez

Barış, insani kriz ve iklim

Dünya liderleri, Deniz Seviyesi Yükselmesi Bildirgesi'ni uzlaşıyla onayladı.

İklim değişikliği ve beraberinde getirdiği deniz seviyesi artışı, uluslararası toplumun önündeki en acil ve kritik sınamalardan biri hâline gelmiştir. Bu durum artık uzak bir geleceğin senaryosu değil, bugünün somut ve ivme kazanan bir krizidir.

Dünya liderleri, 24 Eylül 2026'da BM'de toplanan üst düzey toplantıda Deniz Seviyesi Yükselmesi Bildirgesi'ni uzlaşıyla (itirazsız) onaylamıştır; hukuken bağlayıcı olmayan metnin Genel Kurul'da resmen kabulü beklenmektedir. Bildirge; erken uyarı sistemleri ile risk verilerinin genişletilmesini, uyum finansmanına erişimin kolaylaştırılmasını, kıyı topluluklarının geçim kaynaklarının ve kültürel mirasının korunmasını öngörmekte; Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi uyarınca belirlenmiş deniz yetki alanlarının korunmasıyla birlikte devletliğin sürdüğü yönünde bir karine tesis etmektedir.

BM Genel Sekreteri António Guterres toplantının açılışında, küresel deniz seviyesinin 2024'te yaklaşık altı milimetreyle kaydedilmiş en büyük yıllık artışı gösterdiğini; sert emisyon kesintileri olmadan yüzyıl sonuna dek bir metreye varan yükselmenin mümkün olduğunu ve bugün yaklaşık 770 milyon kişinin gelgit çizgisinin yalnızca beş metre üzerinde yaşadığını hatırlatmıştır. Guterres'e göre küresel emisyonlar derhal zirve yapmalı, 2035'e kadar yüzde 60 azalmalı ve uyum finansmanı üç katına çıkarılmalıdır; artışın milimetreyle ölçülen bedeli ise milyonlarca insanın paramparça olmuş yaşamıdır.

BM'nin yayımladığı yeni bir rapor, 2050'ye dek 1,2 milyara varan insanın deniz seviyesi artışı ile buna bağlı taşkın, su stresi ve gıda güvensizliği nedeniyle yerinden edilme riskiyle karşı karşıya olduğunu uyarmaktadır.

Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak iklim krizinin yalnızca çevresel bir sorun değil; küresel güvenlik, istikrar, göç ve sürdürülebilir kalkınma meselesi olduğunun altını çiziyoruz. Varoluşsal bir tehdit olan bu kriz karşısında “İklim Eylemi” daha fazla ertelenemez.

Yenilenebilir enerji altyapılarına geçişin hızlandırılmasından sürdürülebilir tüketim politikalarının benimsenmesine kadar atılacak her kararlı adım, gezegenimizin ve ortak geleceğimizin güvencesi olacaktır. Uluslararası toplumu, devletleri ve tüm paydaşları bu küresel sınamaya karşı derhal, taviz vermeden ve tam bir eşgüdüm içinde harekete geçmeye davet ediyoruz.

Kaynaklar

Barış, insanlığın en yüksek idealidir: çatışma kültürüne karşı diplomasi

Barış, insani kriz ve iklim

Uyuşmazlıklar, uluslararası hukuk ve diyalog zemininde barışçıl yöntemlerle çözülmelidir.

Uluslararası barış ve güvenliğin korunması, küresel istikrarın ve insan onurunun korunmasının en temel güvencesidir. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, 7 Eylül 2026'da İnsan Hakları Konseyi'nin 63. oturumunda yaptığı açılış konuşmasında son yıllarda silahlı çatışmaların arttığını, uluslararası insan hakları hukukuna, insancıl hukuka ve BM Şartı'na saygının azaldığını belirtmiştir.

Türk, en az bir devletin taraf olduğu 60'tan fazla savaşın sürdüğünü ve bunun İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kaydedilen en yüksek sayı olduğunu söylemiş; “bu çılgınlıktan çıkışın tek yolu BM Şartı'na saygılı barış müzakereleridir” diyerek savaşın insanlığın başarısızlığını yansıttığını, barış arayışının ise insanlığın en iyi hâlini temsil ettiğini vurgulamıştır. Hesap verebilirliği de kalıcı barışın ön koşulu olarak anmıştır.

UDMİ olarak uyuşmazlıkların uluslararası hukuk ve diyalog zemininde, barışçıl yöntemlerle çözüme kavuşturulması gerektiğine dair vizyonumuzu yineliyoruz. Barış arayışı pasif bir duruş değildir; aksine adaleti, insan haklarını ve çok taraflı diplomasiyi merkeze alan, sarsılmaz bir irade gerektiren en yüksek insani idealdir.

Küresel krizlerin ve belirsizliklerin derinleştiği bu dönemde uluslararası toplumun tüm aktörlerini çatışma kültürünü reddetmeye, kalıcı barışın inşası için ortak sorumluluk bilinciyle hareket etmeye ve diplomatik girişimleri kararlılıkla güçlendirmeye davet ediyoruz.

Kaynaklar

Afrika'nın kendi sermayesi, kalkınmanın ve egemenliğin anahtarıdır

Eğitim ve Afrika'da kalkınma

Kıta içi kaynaklar stratejik bir vizyonla ekonomiye kazandırılmalıdır.

Afrika kıtasının sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, kıta içi finansal kaynakların ve kullanılmayan sermayenin stratejik bir vizyonla ekonomiye kazandırılması, uluslararası sistemin öncelikli gündem maddelerinden biri olmalıdır.

Africa Finance Corporation'ın (AFC) “Afrika'nın Altyapı Durumu Raporu 2025” başlıklı raporuna göre kıtanın; banka varlıkları, emeklilik fonları, sigorta şirketleri, kamu kalkınma bankaları, egemen servet fonları ve döviz rezervlerinden oluşan 4 trilyon doları aşan yerel kaynağı bulunmaktadır. AFC CEO'su Samaila Zubairu'ya göre bu altyapı dönüşümünün finansmanı Afrika sermayesiyle başlamalıdır.

Kalkınma finansmanının yeniden şekillendirilmesi yalnızca ekonomik büyümeyi hızlandırmakla kalmayacak; Afrika'nın küresel siyasetteki bağımsız ve güçlü duruşunu pekiştirecek yapısal bir dönüşümü de beraberinde getirecektir. Egemenlik ve siyasi istikrarın en temel dayanağı, ekonomik bağımsızlık ve öz kaynakların etkin yönetimidir. Nitekim BM Genel Sekreteri Guterres, Genel Kurul'un Eylül 2026'daki yıllık genel görüşmesinde, 21. yüzyılda daimi Afrika üyeleri bulunmayan bir Güvenlik Konseyi'nin “haksız ve savunulamaz” olduğunu söylemiştir.

UDMİ olarak Afrika'nın kendi iç dinamiklerine ve yerel sermayesine dayanan, kapsayıcı ve kalıcı ekonomi politikalarını stratejik bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz. Atıl durumda bekleyen kaynakların harekete geçirilmesi, kalkınma yardımlarına dayalı mevcut asimetrik ilişkileri onaracak; bölgesel istikrarın tesisinde ve küresel refahın adil paylaşımında tarihî bir dönüm noktası olacaktır.

Afrika sayfamız

Kaynaklar

Avrupa Parlamentosu ve parlamenter diplomasinin küresel rolü

Avrupa kurumları

Halkların demokratik temsili, barışçıl çözüm mekanizmalarının temelidir.

Avrupa kıtasında demokratik iradenin, çoğulculuğun ve hukukun üstünlüğünün ortak sesi olan Avrupa Parlamentosu, parlamenter diplomasinin küresel ölçekteki en güçlü kurumsal temsilcilerinden biridir.

1979'dan bu yana doğrudan genel oyla seçilen Avrupa Parlamentosu, Avrupa Birliği'nin 27 üye devletinden gelen 720 üyeyi bir araya getirmektedir. Yasama, bütçe ve denetim işlevleriyle yalnızca bir yasama organı değil; evrensel insan hakları, kural temelli düzen ve stratejik diyaloğun da merkezidir.

UDMİ olarak uluslararası ilişkilerde barışçıl çözüm mekanizmalarının ve normatif değerlerin inşasında, halkların demokratik temsilini sağlayan kurumların oynadığı hayati rolün altını çiziyoruz.

Günümüzün çok boyutlu küresel sınamaları karşısında sürdürülebilir istikrar, ancak parlamenter diplomasi kanallarının etkin kullanımı ve kurumlar arası eşgüdümün güçlendirilmesiyle mümkündür. Avrupa-Atlantik mimarisinin temel taşlarından biri olan bu kurumun temsil ettiği demokratik ilkeler ekseninde uluslararası iş birliği vizyonumuzu genişletmeyi öncelikli görüyoruz.

Daha adil, kapsayıcı ve demokratik bir uluslararası sistemin tesisi için kıtalararası diyaloğu desteklemeye ve stratejik angajmanlarımızı derinleştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Sürdürülebilir tarım: Doğu Afrika'da kendi kendine yeten üretim ekosistemleri

Eğitim ve Afrika'da kalkınma

Gıda güvenliği ve kırsal kalkınma, adil bir uluslararası sistemin yapı taşlarıdır.

Küresel gıda güvenliğinin sağlanması ve kırsal kalkınmanın desteklenmesi, sürdürülebilir ve adil bir uluslararası sistemin en temel yapı taşlarındandır.

FAO'nun da aralarında bulunduğu BM kuruluşlarının Temmuz 2026'da yayımladığı Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenme Durumu (SOFI) raporuna göre 2025'te yaklaşık 645 milyon kişi açlıkla karşı karşıya kalmıştır. Küresel açlık oranı 2022'deki yüzde 8,6'dan 2024'te yüzde 8,1'e, 2025'te ise yüzde 7,8'e gerilemiş; ancak dünya “Açlığa Son” hedefinin gerisinde kalmayı sürdürmektedir. Afrika'da açlık çeken kişi sayısı 309 milyon (nüfusun yüzde 20'si) olup kıta, Asya'yı geçerek dünyanın en büyük açlık odağı hâline gelmiştir.

UDMİ olarak tarımsal kapasite inşasını stratejik bir öncelik olarak benimsiyor, özellikle Doğu Afrika vizyonumuz doğrultusunda kapsamlı kalkınma çerçeveleri oluşturuyoruz. “Sürdürülebilir Tarım” girişimlerimiz kapsamında yerel üreticilere modern tarım teknikleri eğitimi veriyor, nitelikli tohum ve teknolojik ekipman tedariği sağlayarak kendi kendine yetebilen, dirençli tarım ekosistemleri kuruyoruz.

Bölgesel tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve üretim kapasitesinin artırılması yalnızca ekonomik bir hamle değil; aynı zamanda sosyo-ekonomik istikrarın ve kalıcı toplumsal refahın en güçlü güvencesidir. Birleşmiş Milletler'in “Açlığa Son” (SKH 2) ve “İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme” (SKH 8) hedefleriyle eşgüdüm içinde yürüttüğümüz bu projelerle gıda güvenliğini artırmayı ve sahada somut kalkınma modelleri hayata geçirmeyi sürdürüyoruz.

Tüm ulusların ortak refahı için tarımsal kalkınma hamlelerine ivme kazandırmaya ve uluslararası alanda sürdürülebilir iş birliklerini güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.

Afrika'da kalkınma ve istihdam

Kaynaklar

Rotamızı “Bilgelik, Öngörü ve Strateji” belirliyor

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

Çok taraflı diplomasi, belirsizlikler karşısında öngörüyle hareket etmeyi gerektirir.

Uluslararası sistemin eşi benzeri görülmemiş bir hızla dönüştüğü ve yeni sınamaların ortaya çıktığı günümüz konjonktüründe, Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak rotamızı “Bilgelik, Öngörü ve Strateji” temelinde şekillendiriyoruz.

Kuruluşumuz; evrensel değerleri rehber edinerek küresel barışı pekiştirmeyi ve uluslararası arenada adil, sürdürülebilir iş birliklerini güçlendirmeyi temel amaç olarak belirlemiştir. Derinlikli analize dayanan stratejik vizyonumuz ve kararlı liderlik anlayışımızla karmaşık krizlerin çözümünde proaktif bir rol üstleniyor, daha güvenli ve istikrarlı bir dünya düzeninin inşasına hizmet ediyoruz.

Çok taraflı diplomasiyi merkeze alan yaklaşımımızla belirsizlikler karşısında öngörüyle hareket etmeye ve tüm insanlığın ortak refahı için kalıcı çözüm mekanizmalarına güç katmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Hakkımızda Dış politika analizleri

Avrupa Komisyonu ve Avrupa-Atlantik kurumlarıyla diyalog

Avrupa kurumları

Hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokratik ilkeler, küresel barış mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Avrupa kıtasında barışın, istikrarın ve bütünleşmenin teminatı olan Avrupa Birliği'nin yürütme organı Avrupa Komisyonu, çok taraflı diplomasinin ve evrensel değerlerin küresel çaptaki en önemli temsilcilerinden biridir.

Merkezi Brüksel'deki Berlaymont binasında bulunan Komisyon; AB mevzuatı için öneri hazırlar, AB hukukunun uygulanmasını gözetir ve birliği uluslararası alanda temsil eder. Bu yönüyle kıta Avrupası'nın ortak aklını, stratejik yönelimini ve kurumlar arası eşgüdüm kapasitesini simgelemektedir.

UDMİ olarak insan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratik ilkeler temelinde şekillenen Avrupa vizyonunu küresel barış mimarisinin ayrılmaz bir bileşeni olarak değerlendiriyoruz.

Günümüzün karmaşık ve sınır aşan sınamaları karşısında bölgesel ve küresel krizlere sürdürülebilir çözümler üretmek ancak güçlü bir kurumsal diyalog ve vizyoner iş birliğiyle mümkündür. Bu bilinçle Avrupa-Atlantik kurumlarıyla etkileşim zeminimizi genişletmeyi ve evrensel standartlar ekseninde çok boyutlu diplomasi kanallarını etkin kılmayı önceliklendiriyoruz.

Daha adil, müreffeh ve istikrarlı bir uluslararası düzen için kıtalararası köprüler kurmaya ve diplomatik angajmanlarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.

AB ve BM akreditasyonlarımız

Eğitim, sürdürülebilir kalkınmanın ve toplumsal barışın en temel itici gücüdür

Eğitim ve Afrika'da kalkınma

Afrika'da eğitim altyapısı projeleriyle fırsat eşitliğini güçlendiriyoruz.

Eğitim, evrensel bir insan hakkı olmasının ötesinde; sürdürülebilir kalkınmanın, toplumsal barışın ve küresel istikrarın en temel itici gücüdür.

UNESCO verilerine göre dünyada 273 milyon çocuk ve genç okul dışındadır; ilerleme, özellikle Sahra Altı Afrika'da nüfus artışının da etkisiyle belirgin biçimde yavaşlamıştır. Bu tablo, kırılgan bölgelerde eğitim altyapısına yapılacak yatırımın aciliyetini göstermektedir.

UDMİ olarak Afrika kıtasındaki kırılgan ve dezavantajlı bölgelerde yürüttüğümüz eğitim altyapısı projeleriyle fırsat eşitliğini uluslararası boyutta güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yeni eğitim kurumlarının inşası ve mevcut okulların modernizasyonu yoluyla binlerce çocuğun güvenli ve nitelikli eğitime erişimini sağlıyoruz.

Bu yapısal yatırımlar, Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi'nin 4. Hedefi olan “Nitelikli Eğitim” ile tam bir eşgüdüm içinde hayata geçirilmektedir. Bilginin dönüştürücü gücüne olan inancımızla, yoksulluk döngüsünü kırmanın, sosyo-ekonomik kalkınmayı sağlamanın ve aydınlık bir gelecek inşa etmenin en güçlü yolunun eğitimden geçtiğini vurguluyoruz.

Gelecek nesillerin inşasına yapılan her yatırım, tüm insanlığın ortak refahına yapılmış bir yatırımdır. İnsani diplomasi anlayışımız çerçevesinde küresel ölçekte eğitimde hakkaniyeti savunmaya ve sahada somut adımlar atmaya kararlılıkla devam edeceğiz.

Afrika sayfamız Bağış yap

Kaynaklar

“Güç, Cesaret ve Asalet”: UDMİ'nin stratejik vizyonu

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

Meşruiyetimizi evrensel hukuktan alıyoruz.

Uluslararası toplumun karşı karşıya kaldığı karmaşık sınamalar karşısında Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak “Güç, Cesaret ve Asalet” ilkeleri temelinde şekillenen stratejik vizyonumuzu vurgulamaktan kıvanç duyarız.

Adil bir dünya düzeni inşasında sergilediğimiz asil duruş, krizlere müdahale süreçlerindeki cesaretimiz ve meşruiyetimizi dayandırdığımız evrensel hukuktan aldığımız güç, kurumumuzun sarsılmaz temel taşlarını oluşturmaktadır. Küresel barış ve istikrarın kalıcı tesisi, ancak kararlı bir liderlik ve ortak insani değerlere derin bağlılıkla mümkündür.

Bu doğrultuda, Birleşmiş Milletler Şartı'nın temel ilkeleriyle tam bir eşgüdüm içinde, uluslararası arenada sürdürülebilir ve adil iş birliklerini güçlendirmeyi, küresel meselelerin çözümünde yapıcı ve proaktif bir rol üstlenmeyi en temel sorumluluğumuz olarak görüyoruz.

BM Şartı'nın amaçları (Madde 1)

  • Uluslararası barış ve güvenliğin korunması;
  • Halkların eşit haklarına ve kendi kaderini tayin hakkına saygıya dayalı dostane ilişkilerin geliştirilmesi;
  • Ekonomik, sosyal, kültürel ve insani nitelikteki sorunların çözümünde ve insan haklarına saygının güçlendirilmesinde uluslararası iş birliği;
  • Ulusların bu ortak amaçlara ulaşmada eylemlerini uyumlaştıracak bir merkez olmak.

Tüm insanlık için daha güvenli, adil ve müreffeh bir gelecek inşa etme ortak hedefi doğrultusunda diplomasi kanallarını etkin bir şekilde işletmeye devam edeceğiz.

Kaynaklar

Birleşmiş Milletler vizyonu: ortak umut, evrensel hukuk, devletler arası iş birliği

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

BM Şartı ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri bize rehberdir.

Küresel barışın, çok taraflı diplomasinin ve uluslararası dayanışmanın merkezi olan Birleşmiş Milletler vizyonuyla tam bir eşgüdüm içinde hareket eden UDMİ olarak, ortak geleceğimize yönelik sarsılmaz inancımızı yineliyoruz.

BM, 24 Ekim 1945'te yürürlüğe giren Şart'la kurulmuştur; bugün 193 üyesi vardır ve genel merkezi New York'tadır. Genel merkez yalnızca ikonik bir yapı değil; tüm insanlığın ortak umudunu, evrensel hukukun üstünlüğünü ve küresel sınamalar karşısında devletler arası iş birliğinin dönüştürücü gücünü temsil etmektedir.

UDMİ olarak BM Şartı'nın (UN Charter) temel ilkelerini ve Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ni kendimize rehber ediniyor; daha adil, kapsayıcı ve istikrarlı bir dünya düzeninin tesisi için uluslararası arenada proaktif bir rol üstlenmeyi en asli sorumluluğumuz olarak addediyoruz.

Krizlerin çözümünde diyalog zeminini güçlendirmek, uluslararası hukuku pekiştirmek ve tüm uluslar için müreffeh bir gelecek inşa etmek gayesiyle diplomasi kanallarını en üst düzeyde ve kararlılıkla işletmeye devam edeceğiz.

BM Web TV'yi izleyin BM gündemi

Kaynaklar

Temiz suya erişim, birincil önceliklerimizden biridir

Eğitim ve Afrika'da kalkınma

Afrika'nın kurak bölgelerinde su kuyusu ve altyapı projeleri yürütüyoruz.

Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak evrensel insani değerler ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, temel haklardan biri olan temiz suya erişimin sağlanmasını birincil önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. Afrika'nın kurak bölgelerinde hayata geçirdiğimiz su kuyusu ve altyapı projeleri, bu kararlılığımızın somut birer nişanesidir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF'in Ağustos 2025 tarihli ortak raporuna göre dünyada 2,1 milyar kişi güvenle yönetilen içme suyundan, 3,4 milyar kişi ise güvenle yönetilen sanitasyondan yoksundur. Aynı rapora göre Sahra Altı Afrika'da ve Orta ile Güney Asya'da birçok kişi, özellikle kadınlar ve kız çocukları, su temin etmek için günde 30 dakikadan fazla zaman harcamaktadır.

Yürüttüğümüz altyapı çalışmaları, binlerce kişiye kalıcı ve güvenli bir şekilde temiz içme suyu sağlayarak bölgedeki yaşam standartlarını yükseltmeyi ve halk sağlığını iyileştirmeyi hedeflemektedir. Bu çabalar, BM Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'nin “Temiz Su ve Sanitasyon” başlıklı 6. Hedefi'ne ulaşma yolunda atılmış önemli adımlardır.

Barışçıl ve adil bir geleceğin ancak temel insani ihtiyaçların karşılanmasıyla inşa edilebileceği gerçeğini bir kez daha hatırlatıyoruz. UDMİ olarak gelecek nesillere daha yaşanabilir, sürdürülebilir ve adil bir dünya miras bırakma ortak hedefiyle bu tür projeleri sürdürme kararlılığımızı vurguluyoruz.

Küresel toplumu bu ortak sorumluluğu paylaşmaya ve insani kalkınma çabalarını desteklemeye davet ediyoruz.

Su altyapısı bilgi notu Bağış yap

Kaynaklar

Daha adil, barışçıl ve müreffeh bir küresel düzen için UDMİ vizyonu

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

Diplomasi, iş birliği ve liderlik ilkeleri ışığında.

Daha adil, barışçıl ve müreffeh bir küresel düzen inşa etme kararlılığımızı teyit eden Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) vizyonunu uluslararası toplumla paylaşmaktan onur duyuyoruz.

Kurumsal görsellerimizde yer verdiğimiz kartal figürü, çok taraflı diplomaside kararlılığın, vizyoner liderliğin ve stratejik iş birliğinin simgesidir. UDMİ olarak küresel sınamalar karşısında diyalog zeminini güçlendirmeyi ve ortak çözüm yolları geliştirmeyi en önemli önceliğimiz olarak görüyoruz.

Misyonumuz, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri ile tam bir uyum içinde, devletler arası ilişkilerde karşılıklı saygı ve güven temelinde iş birliklerini derinleştirmek ve küresel istikrara katkıda bulunmaktır.

Gelecek nesillere daha güvenli, sürdürülebilir ve adil bir dünya miras bırakma ortak hedefiyle, barışçıl çözüm mekanizmalarını teşvik etmeye ve uluslararası hukukun üstünlüğünü savunmaya devam edeceğiz. Diplomasi, iş birliği ve liderlik ilkeleri ışığında küresel barış için kararlılıkla çalışmayı sürdürüyoruz.

Misyonumuz Vizyonumuz

Dış politikada kalıcı başarı, proaktif strateji ve öngörü gerektirir

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

Kıtaları ve nesilleri aşan, geniş ufuklu bir diplomasi anlayışı.

Dış politikada kalıcı başarı ve ulusal menfaatlerin korunması; anlık gelişmelere tepki göstermenin ötesinde, süreci şekillendiren proaktif bir strateji, tarihî bir bilgelik ve isabetli bir öngörü gerektirir.

Diplomasi masasında atılan her adım, daha adil ve istikrarlı bir dünya düzeni inşası yolundaki geniş ve kapsamlı vizyonumuzun ayrılmaz bir parçasıdır. UDMİ olarak uluslararası meselelere dar kalıplarla değil; kıtaları ve nesilleri aşan, potansiyeli gerçeğe dönüştüren geniş bir ufukla yaklaşıyoruz.

Geleceği şekillendirmek için stratejik akılla hareket ediyor ve daima büyük düşünüyoruz.

Dış politika analizleri

17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi, ortak geleceğin yol haritasıdır

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

UDMİ, sivil diplomasi ve istihdam odaklı çalışmalarında BM çerçevesini esas alır.

Birleşmiş Milletler 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Gündemi kapsamındaki 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi (SKH), küresel refahın artırılması, eşitsizliklerin azaltılması ve çevrenin korunması yönünde uluslararası toplumun ortak vizyonunu oluşturmaktadır.

BM İstatistik Bölümü'nün 7 Temmuz 2026'da Yüksek Düzeyli Siyasi Forum'un açılışında yayımladığı Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Raporu 2026'ya göre, verisi bulunan hedeflerin yalnızca yüzde 36'sı yolunda veya ılımlı ilerleme kaydediyor; yüzde 49'u gerektiğinden yavaş ilerliyor, yüzde 15'inde ise gerileme yaşanıyor. Rapor, 2030 Gündemi'ni erişilebilir tutmak için “kararlı bir son hamle” çağrısı yapmaktadır.

Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak bu evrensel hedeflerin hayata geçirilmesini kurumsal misyonumuzun ayrılmaz bir parçası olarak addediyoruz. Küresel sorunlara kalıcı ve sürdürülebilir çözümler üretilmesi amacıyla yürüttüğümüz sivil diplomasi ve istihdam odaklı faaliyetlerde BM'nin bu stratejik çerçevesini temel almaktayız.

Barış, adalet, nitelikli eğitim, insana yakışır iş ve ekonomik büyüme gibi temel amaçlar doğrultusunda uluslararası iş birliğini güçlendirmeye ve kapsayıcı kalkınma süreçlerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Gelecek nesillere daha adil, kapsayıcı ve yaşanabilir bir dünya bırakmak, tüm uluslararası paydaşların ortak sorumluluğudur.

Bu doğrultuda, küresel hedefler için yerel ve uluslararası düzeyde iş birliklerimizi derinleştirerek çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

17 hedefin tamamı

Kaynaklar

Farklılıkların zenginlik sayıldığı zeminde güven ve iş birliği yükselir

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

Bir araya gelen her el, daha güçlü bir ekonomik kalkınmanın ve diplomatik müttefikliğin simgesidir.

Uluslararası ilişkilerin temelini oluşturan karşılıklı güven ve iş birliği, ancak farklılıkların zenginlik olarak kabul edildiği bir zeminde yükselebilir.

UDMİ çatısı altında yürüttüğümüz çok taraflı diplomasi faaliyetleriyle yalnızca ülkeler arası resmî bağları güçlendirmekle kalmıyor; sahada doğrudan insan hayatına dokunan küresel bir dayanışma ağı örüyoruz. Bir araya gelen her el, daha güçlü bir ekonomik kalkınmanın ve sarsılmaz bir diplomatik müttefikliğin simgesidir.

Ortak ülkelerimizle birlikte yürüttüğümüz vizyoner projelerle on binlerce kişiye ulaşan istihdam ekosistemini her geçen gün daha da büyütüyoruz.

Gücümüzü birliğimizden, hedefimizi evrensel değerlerden alıyoruz.

Üyelik ve akreditasyon Onursal üyeler

Her çocuk için umut dolu bir dünya

BM ilkeleri ve kurumsal vizyon

Sevgi ve umut, sınır tanımayan en güçlü diplomasi aracıdır.

Evrensel bir dil olan sevgi ve umut, sınır tanımayan en güçlü diplomasi araçlarından biridir. Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak küresel iş birliği vizyonumuzun merkezine insani değerleri ve geleceğimizin güvencesi olan çocuklarımızı yerleştiriyoruz.

Çocukların elleriyle şekillendirdikleri her kalp, yalnızca bir sevgi gösterisi değil; aynı zamanda uluslararası toplumun birbirine olan bağlılığının ve ortak bir geleceğe duyulan kararlı inancın samimi bir ifadesidir.

“Her çocuk için umut dolu bir dünya” ideali, diplomasimizin öncelikli ve vazgeçilmez hedeflerinden biridir. Coğrafi sınırları aşan gönül köprüleri kurarak sürdürülebilir kalkınmaya ve kalıcı barışa giden yolu bu saf umut ve birliktelik ruhuyla aydınlatmaya devam edeceğiz.

Güncel bir hatırlatma

UNICEF'in Ekim 2026'da paylaştığı analize göre, yaklaşık 100 ülke ve bölgede 347 milyondan fazla çocuğun Ekim–Aralık 2026 döneminde El Niño kaynaklı olağandışı kurak veya yağışlı koşullara maruz kalması bekleniyor; 1,1 milyar çocuk ise şimdiden en az üç iklim kaynaklı tehlikeyle karşı karşıya. Çocukların korunması, iklim ve insani kriz gündeminin ayrılmaz parçasıdır.

Küresel ailemizin her bir ferdinin huzur ve refah içinde yaşadığı bir dünya için çalışmaya, kalpleri birleştiren bu diplomasiyi güçlendirmeye kararlıyız.

Kaynaklar

Afrika İnsani Kalkınma ve Su Altyapısı Projeleri Bilgi Notu

Bilgi notu · Su altyapısı

Temiz ve güvenli suya erişim, en temel insani haklardan biridir.

Temiz ve güvenli su kaynaklarına erişim, en temel insani haklardan biri olarak kabul edilmekle birlikte küresel ölçekte ve özellikle Afrika kıtasında önemini koruyan kritik bir sorundur.

UDMİ'nin yaklaşımı

Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak “insani diplomasi” vizyonumuz ve uluslararası dayanışma hedeflerimiz çerçevesinde; su stresi yaşanan bölgelerde, özellikle Doğu Afrika başta olmak üzere kıta genelinde sürdürülebilir su temini (su kuyusu) projelerini hayata geçirmekteyiz. Yerel otoritelerle kurulan stratejik iş birlikleri ve uzun vadeli kalkınma planlaması sayesinde kalıcı bir sosyo-ekonomik etki oluşturulması öngörülmektedir.

Faaliyete geçirilerek bölge halkının kullanımına sunulan her su tedarik tesisi yalnızca fiziki su ihtiyacını gidermekle kalmaz; halk sağlığı standartlarının yükselmesine, eğitim imkânlarına erişimin kolaylaşmasına ve toplumsal kalkınmanın güçlenmesine de katkı sağlar.

Güncel veriler

  • DSÖ ve UNICEF'in Ağustos 2025 tarihli raporuna göre dünyada 2,1 milyar kişi (her dört kişiden biri) güvenle yönetilen içme suyundan yoksundur; bunların 106 milyonu arıtılmamış yüzey sularından doğrudan su içmektedir. Güvenle yönetilen sanitasyondan yoksun olanların sayısı 3,4 milyardır.
  • Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) Eylül 2026 tarihli Küresel Su Kaynakları Durumu raporuna göre 2025, nehir akışları bakımından son 35 yılın en kurak yıllarından biri olmuş; izlenen yeraltı suyu kuyularının yaklaşık üçte ikisi normal aralığın dışında kalmıştır.
  • BM Su Konferansı, BAE ve Senegal'in ev sahipliğinde 8–10 Aralık 2026'da Abu Dabi'de, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi 6'ya (Temiz Su ve Sanitasyon) odaklanarak toplanacaktır.

Çağrımız

Tüm paydaşlarımızı ve duyarlı kamuoyunu, müreffeh ve yaşanabilir bir dünyanın inşası ülküsüyle yürüttüğümüz bu insani seferberliğe katılmaya davet ediyoruz:

  • Herkes için adil, temiz ve güvenli su erişimi,
  • Sürdürülebilir kalkınma vizyonuyla kalıcı çözümler,
  • Küresel iş birliği ve insani dayanışmayla inşa edilecek daha güçlü yarınlar.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Projelere destek olun İlgili açıklama

Kaynaklar

Sağlık Hizmetlerine Erişim ve Halk Sağlığı Bilgi Notu

Bilgi notu · Halk sağlığı

Evrensel sağlık erişimi, kapsayıcı kalkınmanın ön koşuludur.

Nitelikli sağlık hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalarımız büyük bir kararlılıkla sürdürülmektedir.

UDMİ'nin yaklaşımı

Temel sağlık altyapısının güçlendirilmesi ve halk sağlığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılmasına yönelik stratejik planlama ve uygulama süreçleri teşkilatımızca titizlikle yürütülmektedir. Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ) olarak halk sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine özel bir katma değer sağlayacak vizyoner projeler geliştirmekteyiz. Sağlık ekosisteminde evrensel erişilebilirliğin sağlanması ve toplumsal bilincin güçlendirilmesi yönündeki gayretlerimiz kesintisiz sürecektir.

Öncelik alanları

  • Temel sağlık altyapısının güçlendirilmesi,
  • Halk sağlığına ilişkin toplumsal farkındalığın artırılması,
  • Sağlık hizmetlerine evrensel ve hakkaniyetli erişimin desteklenmesi.

Güncel veriler

  • DSÖ ve Dünya Bankası'nın Aralık 2025 tarihli Evrensel Sağlık Kapsamı İzleme Raporu'na göre dünyada 4,6 milyar kişi temel sağlık hizmetlerinden tam olarak yararlanamamaktadır. Hizmet kapsamı endeksi 2000'de 54 puan iken 2023'te 71 puana yükselmiş, ancak 2030'da yalnızca 74'e ulaşması öngörülmektedir.
  • Cepten sağlık harcamaları 2,1 milyar kişiyi (2022'de nüfusun yüzde 26'sı) mali güçlüğe sokmakta; 1,6 milyar kişi sağlık giderleri nedeniyle yoksulluğa itilmekte veya yoksulluğu derinleşmektedir.
  • BM Genel Kurulu, 12 Ekim 2026'da salgın önleme, hazırlık ve müdahaleye ilişkin siyasi bildirgeyi 153 lehte, 3 aleyhte oyla kabul etmiştir. Bildirge bağlayıcı değildir; bilim, hakkaniyet ve insan haklarına saygıya dayalı daha güçlü iş birliği çağrısı yapmaktadır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynaklar

Afet ve Kriz Yönetimi Süreçlerine İlişkin Bilgi Notu

Bilgi notu · Afet ve kriz yönetimi

Dayanıklılık evde başlar; hazırlık, krizden önce başlayan bir süreçtir.

Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ), afet ve acil durumlarda ihtiyaç sahiplerine en hızlı ve etkin desteğin sunulabilmesi için beşerî sermayesini, teknik altyapısını ve kurumsal iş birliği ağlarını sürekli güçlendirmekte; kriz yönetimi süreçlerindeki operasyonel kabiliyetini artırmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.

UDMİ'nin yaklaşımı

Misyonumuzca benimsenen afet ve kriz yönetimi stratejisi yalnızca kriz anındaki müdahale aşamasıyla sınırlı değildir. Afet öncesi risk ve zarar azaltma, hazırlık, kapasite inşası, eğitim ve kurumlar arası eşgüdüm faaliyetlerini de içeren bütüncül bir çerçevede ele alınmaktadır. Bu çerçevede toplumsal direncin (dayanıklılığın) artırılması ve acil müdahale kapasitesinin en üst düzeye çıkarılması temel önceliğimizdir.

Kamu esenliğini ve toplumsal refahın korunmasını merkeze alan bu vizyon doğrultusunda, kriz yönetimine ilişkin tüm süreçler yüksek bir kurumsal sorumluluk bilinciyle ve azami hassasiyetle yürütülmektedir.

Güncel veriler

  • BM Afet Riskinin Azaltılması Ofisi (UNDRR), 13 Ekim 2026 Uluslararası Afet Riskinin Azaltılması Günü için “Dayanıklılık evde başlar” temasını belirlemiştir.
  • Afetler, dünya genelinde her yıl 228 milyar dolarlık konut kaybına yol açmaktadır; konut hasarı, kasırga, sel, tsunami ve depremlerin doğrudan maliyetinin yüzde 43'ünü oluşturmaktadır.
  • Lloyd's Register Foundation Dünya Risk Araştırması 2026'ya göre erken uyarı alan kişilerden hane afet planı ve kendine güveni olmayanların yalnızca yüzde 27'si uyarıya göre harekete geçebilmiş; planı ve güveni olanlarda bu oran yüzde 83'tür.

Bu veriler, erken uyarının yanı sıra hane düzeyinde hazırlığın, dayanıklı konutların ve toplumsal eğitimin birlikte ele alınması gerektiğini göstermektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynaklar

Çevresel Sürdürülebilirlik ve Atık Yönetimi Bilgi Notu

Bilgi notu · Çevre ve atık

Mikro ölçekteki iradi adımlar, makro dönüşümlerin başlangıcıdır.

Doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması, günümüz küresel gündeminin en kritik sorumluluk alanlarındandır. Atık yönetimi ve kaynak verimliliğine ilişkin stratejik politikalar, sürdürülebilir kalkınma vizyonumuzun asli unsurları olarak değerlendirilmektedir.

Gündelik yaşamda uygulanacak akılcı ve bilinçli tercihler, çevresel tahribatın en aza indirilmesine ve ekolojik dengenin korunmasına doğrudan ve olumlu katkı sunmaktadır. Bu çerçevede sürecin temel yapı taşları şunlardır:

  • Plastik tüketiminin sınırlandırılması ve yeniden kullanıma elverişli malzemelerin teşviki,
  • Geri dönüşüm mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi,
  • Gıda israfının kesin biçimde önlenmesi.

Bununla birlikte elektronik atıkların (e-atık) düzenli geri dönüşüm kanallarına yönlendirilmesi, organik atıkların katma değere dönüştürülmesi ve sürdürülebilir tüketim kültürünün yaygınlaştırılması, gelecek kuşaklara müreffeh ve yaşanabilir bir dünya bırakma idealimizin vazgeçilmez unsurlarıdır. Çevresel meselelerde bireysel farkındalığın artırılması ve toplumsal sorumluluk bilincinin güçlendirilmesi hayati önem taşımaktadır.

Güncel veriler

  • BM Çevre Programı'nın (UNEP) Küresel Atık Yönetimi Görünümü 2024 raporuna göre belediye katı atığı 2023'te 2,1 milyar ton olmuş ve 2050'de 3,8 milyar tona ulaşması beklenmektedir. Atık yönetiminin doğrudan maliyeti 2020'de 252 milyar dolar, gizli maliyetlerle birlikte 361 milyar dolardır; harekete geçilmezse yıllık maliyet 2050'ye dek 640,3 milyar dolara yükselebilir. Döngüsel ekonomiye geçiş ise yılda 108,5 milyar dolarlık net kazanç sağlayabilir.
  • Küresel E-Atık İzleyicisi 2024'e göre dünyada 2022'de rekor düzeyde 62 milyon ton e-atık oluşmuş; bunun yalnızca yüzde 22,3'ü belgeli biçimde toplanıp geri dönüştürülmüştür. 2030'da 82 milyon tona ulaşılması beklenmektedir.
  • UNEP'e göre çürüyen gıda atığı, küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 10'una kadarına yol açmakta; bu, havacılık sektörünün yol açtığının beş katıdır.

Mikro ölçekteki iradi adımların makro düzeydeki yapısal dönüşümlerin başlangıcı olduğu inancıyla UDMİ, sürdürülebilir bir geleceğin inşası hedefi doğrultusunda ilgili tüm paydaşlarla omuz omuza yürümeye kararlılıkla devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynaklar

İklim Krizi ile Mücadele ve Karbon Ayak İzi Bilgi Notu

Bilgi notu · İklim ve karbon

Bireysel sorumluluk bilinciyle atılan her adım, küresel bir seferberliğin parçasıdır.

Küresel iklim krizine karşı çok taraflı mücadele vizyonu çerçevesinde karbon emisyonlarının (salınımlarının) en aza indirilmesi, çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması ve doğal kaynakların korunması uluslararası gündemin en temel öncelikleri arasında yer almaktadır.

Bireysel düzeyde alınacak akılcı ve bilinçli kararlar, çevresel tahribatın sınırlandırılmasına ve müreffeh bir geleceğin inşasına doğrudan katkı sunar. Gündelik yaşam pratiklerine entegre edilebilecek sürdürülebilir alışkanlıkların küresel ölçekte yaygınlaştırılması hayati önem taşımaktadır.

Öncelikli eylem alanları

  • Ulaşım ve hareketlilik tercihlerinde karbon ayak izini küçülten alternatif ve çevreci seçeneklerin teşviki,
  • Tüketim alışkanlıklarında ekolojik ayak izi düşük (bitki temelli) alternatiflerin önceliklendirilmesi,
  • Enerji verimliliği sağlayan teknolojilerin kullanımı yoluyla kaynak tüketiminin en aza indirilmesi,
  • Atık yönetiminde döngüsel ekonomi, geri dönüşüm ve yeniden kullanım kültürünün toplumsal yapıya yerleştirilmesi,
  • İklim diplomasisi bağlamında toplumsal bilincin ve ekolojik farkındalığın artırılmasına yönelik bilgi paylaşımının güçlendirilmesi.

Güncel veriler

  • Dünya Meteoroloji Örgütü'nün (WMO) Mart 2026 tarihli Küresel İklim Durumu 2025 raporuna göre 2025, sanayi öncesi döneme kıyasla yaklaşık 1,43 °C daha sıcak geçmiş ve kayıtlardaki ikinci ya da üçüncü en sıcak yıl olmuştur; 2015–2025 dönemi, 1850'den bu yana kaydedilen en sıcak 11 yıldır.
  • COP31 İklim Zirvesi, 9–20 Kasım 2026'da Antalya'da toplanacaktır. BM Genel Sekreter Yardımcısı Amina Mohammed, Pasifik'teki COP öncesi toplantılarda, 1,5 °C sınırının aşılma eğiliminde olunsa da bunun “teslim olmak için bir gerekçe değil, hızlanmaya çağrı” olduğunu belirtmiş; elektriğe erişimi olmayan 655 milyon insana dikkat çekmiştir.
  • 2026–2027 El Niño'sunun kayıtlardaki en güçlü olaylardan biri olması öngörülmektedir; Pasifik'te deniz yüzeyi sıcaklıkları Eylül ayında 1997 ve 2015 olaylarının düzeyini geride bırakmıştır.

Bireysel sorumluluk bilinciyle atılan her stratejik adım, makro düzeyde yapısal ve dönüştürücü sonuçlar doğuracak küresel bir seferberliğin asli unsurudur. UDMİ, müreffeh ve sürdürülebilir bir geleceğin inşası ülküsüyle yürütülen bu “yeşil dönüşüm” yolculuğunda tüm paydaşlarıyla güçlü bir eşgüdüm içinde inisiyatif almaya kararlılıkla devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynaklar

Küresel Kuraklık Riski ve Su Arz Güvenliği Bilgi Notu

Bilgi notu · Kuraklık ve su güvenliği

Kuraklıkla mücadele, kamu, özel sektör ve sivil toplumun ortak sorumluluğudur.

Küresel iklim krizinin bir sonucu olarak hız kazanan kuraklık riski; su rezervlerimizin sürdürülebilirliği ve tarımsal üretimin sürekliliği bakımından telafisi güç bir tehdit oluşturmaktadır. Bu sınama, yalnızca ekolojik bir kriz olmanın ötesinde makroekonomik istikrar ve toplumsal denge üzerinde de doğrudan ve derin sonuçlar doğurmaktadır.

Bu doğrultuda su kaynaklarının akılcı ve azami verimlilikle yönetilmesi, tarım sisteminde sürdürülebilir üretim mekanizmalarının yaygınlaştırılması ve iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerine karşı yüksek dirençli politikaların ivedilikle hayata geçirilmesi zorunludur.

Güncel veriler

  • WMO'nun 17 Eylül 2026'da yayımladığı Küresel Su Kaynakları Durumu raporuna göre 2025, son 35 yılın nehir akışları bakımından en kurak yıllarından biri olmuş; dünya nehir havzalarının yüzde 36'sında akış normalin altında kalmıştır. WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, tabloyu “tek bir kötü yıl değil, on yıllık kalıcı bir sinyal” olarak nitelemiştir.
  • Karalardaki toplam su depolaması 2014–2016 civarından beri azalmakta; dünyadaki 19 buzul bölgesinin tamamı dördüncü yıl üst üste buz kaybetmiştir. 2025'te buzullar yaklaşık 408 gigaton, 2023–2025 arasında ise yaklaşık 1.400 gigaton buz yitirmiştir; bu, dünyanın bir yılda çektiği tatlı suyun yaklaşık üçte birine eşdeğerdir.
  • Entegre Gıda Güvenliği Evrelendirmesi (IPC), 12 Ekim 2026'da, Sudan'ın yarısından fazlasını kaplayan kuraklığın Darfur ve Kordofan'da kıtlık riskini artırdığı uyarısında bulunmuştur.

Kuraklıkla çok taraflı mücadele süreci; kamu otoriteleri, özel sektör temsilcileri ve sivil toplum paydaşlarının tam bir eşgüdüm ve kolektif sorumluluk bilinciyle hareket etmesini gerektiren stratejik bir seferberlik alanıdır. Uzun vadeli ve kalıcı çözüm mimarisinin inşası, ancak bu müşterek iradeyle mümkün olacaktır.

Su arz güvenliğinin sağlanması, tarımsal kalkınmanın güçlendirilmesi ve ekolojik dengenin korunması amacıyla atılacak her adım, insanlığın ortak geleceği açısından hayati önem taşımaktadır. Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ), iklim diplomasisi ve sürdürülebilir kalkınma vizyonu çerçevesinde, kuraklıkla küresel mücadele ve müreffeh bir geleceğin inşası yolunda tüm paydaşlarıyla omuz omuza yürümeye kararlılıkla devam edecektir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynaklar

Ekolojik Sürdürülebilirlik ve Ağaçlandırma Seferberliği Bilgi Notu

Bilgi notu · Ormanlar ve ağaçlandırma

20.000 fidanla, gelecek kuşaklara kalıcı bir ekolojik değer bırakmayı hedefliyoruz.

Kurumsal sosyal sorumluluk vizyonumuz doğrultusunda; orman varlıklarımızın korunması, ekolojik dengenin güçlendirilmesi ve çevresel sürdürülebilirliğin güvence altına alınması amacıyla kapsamlı çalışmalar titizlikle yürütülmektedir.

Bu çerçevede, doğal kaynakların korunmasına özel bir katma değer sunmak ve küresel yeşil alan kapasitesinin artırılmasına destek olmak amacıyla 20.000 adet fidanın toprakla buluşturulması çalışması teşkilatımızca projelendirilmiş ve uygulama aşamasına geçilmiştir.

Hayata geçirilecek bu stratejik çevre hamlesiyle yalnızca günümüzün değil, gelecek kuşakların da refah ve yaşam standartlarını yükseltecek, kalıcı ve sürdürülebilir bir ekolojik değer inşası hedeflenmektedir.

Güncel veriler

  • BM Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) Küresel Orman Kaynakları Değerlendirmesi 2025'e göre ormanlar 4,14 milyar hektarı (karaların yüzde 32'si) kaplamaktadır.
  • Ormansızlaşma hızı, 1990–2000'de yılda 17,6 milyon hektardan 2015–2025'te 10,9 milyon hektara gerilemiştir; net orman kaybı ise yılda 10,7 milyon hektardan 4,12 milyon hektara düşmüştür.
  • Dikili ormanlar toplam orman alanının yaklaşık yüzde 8'ini (312 milyon hektar), yasal koruma altındaki ormanlar ise yaklaşık yüzde 20'sini (813 milyon hektar) oluşturmaktadır. Doğal yenilenen ormanlardaki en belirgin kayıplar son on yılda Afrika ve Güney Amerika'da yaşanmıştır.

Tabiatla uyum içinde bir “yeşil kalkınma” anlayışı zemininde, müreffeh ve sürdürülebilir bir geleceğin tesisi yolundaki gayretlerimiz kararlılıkla sürdürülecektir. Uluslararası Diplomatik Misyon ve İstihdam Derneği (UDMİ), insanlığın ortak geleceğine nefes olma ülküsüyle inisiyatif almaya ve çevresel farkındalık projelerine öncülük etmeye devam etmektedir.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynaklar

{{ toastMsg }}